$type=grid$show=home$count=3$snippet=hide$meta=hide$tbg=rainbow$rm=hide

Başımdan Geçen Unutulmaz Bir Hikaye

Bugün bana öyle bir mail geldi ki, izlenip mutlaka raflarda olması gereken filmler gibi ya da yağmurlu bir havada çatı altına saklanmak gibi. Gönderen kişi geçmişimde kalan ama hala değer verdiğim birine aitti. Size bunun hikayesini anlatmak istiyorum.

Hayatımın en olmaması gereken senelerinde yani Samsun'da okurken, "buradan öyle bir kurtulmalıyım ki gelişimle gidişim bir olmalı" der dururdum. Üniversite hayatı bana çok şey öğretti. Ama bu öğretileri bir şekilde muhatap olmak zorunda kaldığım kişilerden gördüğüm için ne tarafa kızmam gerektiğini hala bilemiyorum, her neyse...  Belki de o üniversitenin bana verdiği en iyi şey olan kardeşim dediğim adamla tanışmış olmamdı. Yani olur da bu kadar kafa dengi birini bulamazdım herhalde. Derdim olduğunda kaldığımız otele gizlice alkol sokar, sabaha kadar içerdik. O anlatırdı ben dinlerim,ben anlatırdım o dinlerdi...Vize sınavlarının sonuna gelmiştik. Derslerim o yaşadığım hadiselerden sonra tavandayken dibe doğru inmeye başlamıştı. Bana bir gün dedi ki; "Melih hadi yarın İstanbul'a gidelim. Hem kafa dağıtmış oluruz hem de eski sevgilimle barışmam için yardım edersin" İstanbul fikri mükemmeldi fakat kendimizi terminalde bulduğumuzda nerede kalacağız ya da neler yapacağımız konusunda en ufak bir fikrimiz yoktu. Aslında işin en güzel tarafı buydu. Spontane gelişen olaylar her zaman favorim olmuştur!

Atladık otobüse ve İstanbul'un yolunu tuttuk. Sabahın 4'ünde Boğaz köprüsünden geçerken rengarenk ışıklar beni o kadar etkilemişti ki, okulu bırakıp 8 sene yaşadığım İstanbul'a dönsem mi diye düşünmeye başlamıştım.... Kendimizi terminalde bulduk. Hava o kadar soğuktu ki, uykusuzluğumuzu hissetmiyorduk. Ben bir kaç kişiyi arayıp size geliyorum dedim. O arkadaşımda akrabasını arayıp aynı şekilde sığınacak bir yer buldu. İyi bir uyku çektikten sonra Boğaziçi Üniversitesi'ne gittik. Tahmin edeceğiniz üzere, arkadaşımın eski sevgilisi orada okuyordu. Çıkış saatlerini ezberleyip onu bekledik ve nihayet gelmişti. Kız, çocuğu görür görmez gözlerinden ateş atmaya başlamıştı. "Sen beni aldattın, ne yüzle geliyorsun" demeye başlayınca araya ben girdim ve üniversitenin kapısında o kızın da arkadaşlarının olaya dahil olmasıyla 4 kişi kavga etmeye başladık 😃

İşin sonunda arayı bulup gece saatinde buluşma ayarladık ve İstiklal Caddesi'nde canlı müzik yapan bir mekana gittik. Her şey iyi gitmeye başlamıştı ve arkadaşımla sevgilisi aradaki buzları yavaş yavaş eritiyordu. Ben de orada bir kaç şarkı söyledikten sonra iyice havaya girmiştik. Onlar içeride takılırken ben hava almak için dışarı çıkmıştım. O anda öyle bir telefon trafiği yaşıyorum ki, sanki 20 senedir benimle konuşmuyorlarmış gibi arıyorlardı, her neyse... Telefon görüşmeleri bittiğinde tam mekana girecekken kaldırımın üzerine oturmuş bir kız gördüm ve ağlıyordu. İlk başta maddenin etkisinde olduğunu düşündüm ama yine de ağlayan bir kız görmek beni rahatsız ediyordu. Yanına yaklaştım ve dedim ki "Afedersin ama ağladığını görünce dikkatimi çektin. Sebebini sorabilir miyim?" İlk başta boşver iyiyim dese de benim ısrarlarıma karşı tepkisiz kalmadı. Yanına oturdum ve anlatmaya başladı. Hiç unutmuyorum, ilk dediği cümle şuydu; çevremde çok insan var ama beni ben olduğum için kabul eden 1 kişi bile yok. Hepsi düzenbaz ve menfaat düşkünü. Böyle düşününce yalnız olduğumun farkına varıyorum" dedi. Hem kızı dinliyor hem de bar'da oturanların ısrarcı telefonlarını görmemezlikten geliyordum.

Kız anlattıkça ben içimden "bunlardan hâlâ kaldı mı? diye geçiriyorum. O kadar batmışız ki kendimiz olmayan her şeye, artık bunları kusar hale gelmişiz. Birini severken o kişi olduğu için değil, olmasını istediğimiz kişi için sever olmuşuz. Kendimi kıza o kadar yakın hissetmiştim ki bırakın 1 saat dinlemeyi, sabahlara kadar dinlesem şarkı gibi gelirdi. Öyle de yaptım... Kendisine "Eğer senin açından problem yaratmayacaksa sabaha kadar dertleşelim" dedim. (Hiç unutumuyorum) Kendisi de bunu dert edecek biri bile yok yanıtını vermişti. Bizimkilerden ayrılıp İstiklal Caddesi'nden Eminönü'ne inmiştik ve bir bankta oturmuştuk. Oturduğumuz yer, gecenin sabaha dönüşünü çok iyi yansıtıyordu. Birer çay ve poğaça alıp gecenin siyahlığı içinde dertleşmeye başlamıştık. Tıpkı filmlerdeki gibiydi... Sabah 6 gibi başını omzuma koyup öylece uyumuştu. Gözlerinde hala ıslaklık vardı. Ben yol yorgunu olduğum halde o anda hiç bir uyku belirtisi gösteremiyordum. Anlatılanları düşünüp kendi hayatımda endeksliyordum tek tek.

O günden sonra çok iyi arkadaş olduk. Sinemaya gittik, pamuk şeker yedik, parklarda eğlendik, sessiz sokaklarda yürüdük... Bana bu anlar için servet verseler yine de vazgeçmezdim. Bunu sağlayan en büyük şey; o kızın bu sisteme rağmen hala saf kalabilmesiydi. Yaşanmışlıkları vardı, zararlı alışkanlıkları vardı ama içi tertemizdi...

Aradan günler geçti ve bizim İstanbul'dan dönüş zamanımız gelmişti. Kendisi bana aşağıda paylaşacağım Ayten Alpman'nın seslendirdiği Sen Benim Şarkılarımsın adlı parçayı vererek "bu şarkı seninle geçirdiğim her dakikayı bize hatırlatsın. Nereden çıktın bilmiyorum ama çok değerli bir insansın. İyi varsın" deyip bizi yolcu etmişti... Bugün bana "Unuttun beni" başlıklı maili atan işte bu kızdı. Evlenmiş ve 2 kızı olmuş. Bunu duyunca çok sevindim ve bende kendisine mutluluklarımı ilettim. Sayfalar dolusu yazmış... "O gün bana ısrar etmeseydin kim bilir şuan ne durumda olacaktım. İnadın işe yaradı" diye yazısını bitirmiş.

Bunu her hatırladığımda bazen gülümsüyorum bazen de günümüzdekilere acıyorum. Bu acıma dalga geçer tarzda değil gerçek bir acıma... Hayatımızı istediğimiz insanlarla yönlendirme çabasındayken ego içinde boğuluyoruz. Bir çok şeye tahammülsüz hale geldik ve aşk kelimesini her adımımızda kullanıp zoru gördüğümüzde koşarak bırakıyoruz.

Sahiden, biz nereye gidiyoruz?

YORUMLAR

Ad

Gündem,5,Kişiselizm,130,Konuk Yazar,3,Müzik,91,Sinema,102,Web,28,
ltr
item
Melih Kotbaş » Web Günlüğü: Başımdan Geçen Unutulmaz Bir Hikaye
Başımdan Geçen Unutulmaz Bir Hikaye
Hayatın ve aşkın yeniliklere açık olduğunu anlatan bir okuma parçası.
https://s12.postimg.org/glnxkb925/1391799216_ist-5.jpg
https://img.youtube.com/vi/_vhW4hcSaLA/default.jpg
Melih Kotbaş » Web Günlüğü
http://www.melihkotbas.com/2017/07/basmdan-gecen-unutulmaz-bir-hikaye.html
http://www.melihkotbas.com/
http://www.melihkotbas.com/
http://www.melihkotbas.com/2017/07/basmdan-gecen-unutulmaz-bir-hikaye.html
true
6731106953591775180
UTF-8
Tüm Konuları Yükle Herhangi bir konu bulunamadı. Tümünü görüntüle Devamını Oku Cevapla Cevabı İptal Et Sil Tarafından Ana Sayfa Sayfalar Konular Tümünü Görüntüle Önerilen Konular Kategori Arşiv SEARCH Kategori İstediğiniz makale bulunamadı Ana Sayfa Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Şu anda 1 Dakika Önce $$1$$ minutes ago 1 Saat Önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 Haftadan Daha Önce Takipçiler Takip Et Premium İçerik Kilidi açmak için lütfen aşağıdaki paylaşım butonlarını kullanın. Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Kodlar Kopyalandı. Kodlar / Yazılar kopyalanamıyor / Lütfen [CTRL]+[C] (veya Mac için CMD+C) kullanın.