$type=grid$c=3$m=0$sn=0$rm=0$h=300$tb=rainbow$show=home$hide=mobile

Türkiye'nin En Tehlikeli Uyuşturucusu: Siyaset

Biz gençler ve gelecektekiler adına bu yazıyı yazmak sadece benim gibi düşünenleri tatmin edecek biliyorum ama yine de içinde bulunduğumuz kaosu kaleme almak istedim. Bunu bir isyan ya da sisteme karşı "dur" demek anlamında alabilirsiniz zira bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Bu ülkenin bitmek bilmeyen hastalığı siyaset... Televizyonları açıyorsunuz, karşınızda takım elbiseli adamlar birbirlerine bağırıp açık arıyorlar. "Sen çaldın, sen dedin, sen yaptın, sen sustun" gibi ithamlar adlı başını gidiyor. İsim ya da ideoloji hiç önemli değil, asıl önemli olan sürekli bağıran adamları izlemek ve onların bizim hayatımız hakkında kararlar vermesi. Bazen ülkeye şöyle bir bakıyorum da, genç yaşta olan insanların geleceği bu adamların elinde nasıl olabilir diye düşünüyorum. Batı dedikleri ülke vatandaşları bir roketin fırlatışını izleyip heyecan duyarken (Bkz), biz o bağıran adamların hayatımız hakkında hüküm vermelerini izliyoruz. Ortada ciddi bir "yazık" durumu var. Onlara değil tam bize... Her biri yüksek maaşlarla konuşuyor, çocuklarını en iyi yerlerde okutuyor ve kendi ideolojisinde-kanında kim varsa ona hayatın en büyük torpillerini yapıyor. Eğitim sistemi derseniz zaten yerlerde. Gençlere oy potansiyeli kafasıyla bakan, buna göre okullar açan "hayal kurma-sorgulama" özelliğini yok eden bir sistem bu. Yani Türkiye'de 7 yaşında bir çocuğa "ileride ne olacaksın" diye sorduklarında eğer "uzay bilimci, bilgisayar yazılımcısı ya da çok iyi bir yatırımcı olacağım" dediği anda hayatı orada bitiyor. Çünkü bu tür "bilim" taşıyan meslekler maalesef bu ülkede yok denebilecek kadar az.

O bağıran takım elbiseli adamlar, belirli bir sebep için seçildiğinin farkında olmaksızın, "bizden olanlar-bizden olmayanlar" diye halkı kutuplaştırarak insanı kendi ülkesinden soğutuyorlar. Ortaya bir fikir attığınızda (son zamanlarda meşhur olan) sosyal lince maruz kalıyorsunuz. İnsan kendi ülkesinde "benim de bir fikrim var!" demeye korkar mı? İşte o bağıran adamlar maalesef işi bu noktaya getirdiler.
Yönetim ve Gençler
Bazen bir genç Türkiye'de ne yapabilir diye düşünüyorum. Takım elbiseli bağıran adamlar bu genç karşısında ne gibi çözümler ortaya koyuyor şöyle bir bakıyorum. Fakat öyle bir manzarayla karşılaşıyorum ki, devlet ödeneğinin neredeyse yarısından fazlası camilere, yine din odaklı okullara ve onların istihdamlarına harcanıyor. Tabi "din" deyince sosyal linç zihniniz kabarmaya başlamıştır şimdiden ama sakin olun, açıklayayım. Bir ülkeye yapılan yatırımların sınırı ve mantıklı açıklaması vardır. Bu yatırımlar bir yerden alınıp diğer tarafa aktarılamaz çünkü "eşitlik" ilkesi kaybedildiğinde orada kutuplaşma meydana gelir. Bir İmam Hatip mezunu, ülkede sayısızca yapılan camiler sayesinde devlet bünyesine girebiliyorsa, aynı koşulları farklı dallarda öğrenim gören gençlere de sağlamak zorundasınız. Ama dediğim gibi bu ülkede maalesef eşitlik denilen bir kavram yok. Zaten sizler de takdir edersiniz ki, din dediğimiz olgu kişiseldir fakat ülkeye bir şeyler katma amacı güdüyorsak bu bilimsel yatırımlarla-üretimlerle olur.

Bilim Demişken...

Belkide Türkiye'yi yönetenlerin "samimi olarak" kendilerine sormaları gereken sorular; "bilimde neden geriyiz? bir şeyler üretme potansiyelinde olan gençler neden beyin göçü yaşıyor? Nerelerden memnun değiller?" Aslında sorunun cevabı basit. SİSTEMDEN. Günübirlik değişen ve bir türlü "bilim" rayına oturmayan bir eğitim sistemimiz varken bu söylediklerimin gerçekleme ihtimali var mı sizce? Ürettiğimiz teknolojilerle gurur duymak varken, binalarla gösteriş yapma zihni hayır getirir mi bu ülkeye? En önemlisi de, bilimin olmadığı bir ülkede gençleri AVM köşelerinde komik rakamlara çürütmek hangi sisteme-ideolojiye sığar?
Sansür
Mesela Türkiye neden "sansür" zihniyetine bu kadar bağlı? İzleyeceğimiz kanallardan tutun da (yasa dışı olmadığı sürece) gireceğim internet sitelerine kadar "düzenleme" adı altında neden sansür uygulanıyor? Neden sürekli bir "yasak" peşindeyiz? Neden bu gençlerin "doğru-yanlış" kavramlarını kendilerinin belirlemesine izin vermiyoruz? Ülkede bu sansürleri gerçekleştiren kurumlar, bilime-teknolojiye teşvik etmek yerine neden sadece yasaklama üzerine çalışıyor? Peki böyle bir zihniyetten nasıl bir bilim zihni çıkar? Örneğin; diğer ülkelerdeki televizyon kuruluşları, söz konusu içeriklere yaş sınırlaması uyarısı getirirken, neden bizdeki RTÜK denen kurum bu uyarılarla kalmayıp direkt sansür zihniyetiyle çalışır? Yine diğer ülkelerde internet özgürlüğü varken, neden BTK denilen kurum dakika başı internet siteleri engeller? Kısacası neden bu ülkede o bağıran adamlar "seçme özgürlüğümüzü" elimizden alır?

Farkındayım yazı biraz uzun oldu ama haksızca alınan vergilere, buna karşılık az gelirlere hiç girmeyeceğim ama bu ülkede artık "nefes" almak zorundayız değerli okurlar. Televizyonları açtığımızda bilimsel üretimler, sinema filmleri (sansürsüz) ya da belgesellerle karşılaşmak varken o bağıran adamlarla karşılaşıyor olmak ciddi anlamda zararlı. Bu yüzden siyaset denilen olgunun bir yere varamadığını hatta insanı kendi ülkesinden soğuttuğunu düşünüyorum. Bu sansür dolu zihinlerle çok umudum yok ama insan umut ediyor ister istemez... Umarım bir gün herkes istediği şeyleri izler, internette istediği gibi dolaşır, aklına gelen fikirleri hayatına geçirir ve bu fikirlerden dolayı sosyal lince maruz kalmaz. Kısacası; umarım herkes takım elbiseli bağıran adamların aklıyla değil de kendi aklıyla nefes almayı öğrenir.

Umut dolu bir Türkiye'yle karşılaşmak ümidiyle...

YORUMLAR

Ad

Araştırmalar,53,Genel,8,Kişisel,47,Sinema,67,
ltr
item
Melih Kotbaş - Web Günlüğü: Türkiye'nin En Tehlikeli Uyuşturucusu: Siyaset
Türkiye'nin En Tehlikeli Uyuşturucusu: Siyaset
Türkiyedeki genç sorunları. Türkiye'de yaşamamak için sebepler.
https://4.bp.blogspot.com/-wfS5NftuycQ/T_1_pE3r5uI/AAAAAAAAEe0/LyUmgwlia_Y/s640/flat,550x550,075,f.jpg
https://4.bp.blogspot.com/-wfS5NftuycQ/T_1_pE3r5uI/AAAAAAAAEe0/LyUmgwlia_Y/s72-c/flat,550x550,075,f.jpg
Melih Kotbaş - Web Günlüğü
https://www.melihkotbas.com/2018/02/turkiyenin-en-tehlikeli-uyusturucusu.html
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/2018/02/turkiyenin-en-tehlikeli-uyusturucusu.html
true
4640556393370585925
UTF-8
Tüm Konuları Yükle Herhangi bir konu bulunamadı. Tümünü görüntüle Devamını Oku Cevapla Cevabı İptal Et Sil Tarafından Ana Sayfa Sayfalar Konular Tümünü Görüntüle Önerilen Konular Kategori Arşiv SEARCH Kategori İstediğiniz makale bulunamadı Ana Sayfa Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Şu anda 1 Dakika Önce $$1$$ minutes ago 1 Saat Önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 Haftadan Daha Önce Takipçiler Takip Et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share. STEP 2: Click the link you shared to unlock Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Kodlar Kopyalandı. Kodlar / Yazılar kopyalanamıyor / Lütfen [CTRL]+[C] (veya Mac için CMD+C) kullanın.