$type=grid$c=3$m=0$sn=0$rm=0$h=300$tb=rainbow$show=home$hide=mobile

Türkiye'de Önüne Geçilemeyen Konu: Beyin Göçü

Herkese selamlar. Bugün YouTube'da dolaşırken, Hollanda'da yaşayan Türk vatandaşlarının neden oraya göç ettiğini araştırmışlar ve bu konuda güzel bir video hazırlamışlar. Hepsini teker teker dinledim-ölçtüm-tarttım. Değindikleri konular oldukça ilgi çekici ve haklılık payı yüksekti. Son zamanlarda önüne geçilemeyecek dereceye gelen bu konu hakkında ben de bir şeyler yazmak istiyorum.

Öncelikle beyin göçü nedir bunu anlatalım. Yetiştirilmesi için büyük kaynak gerektiren veya yetiştiği halde ilgisizlik ve olanaksızlık nedeniyle bilim insanı, hekim, mühendis gibi vasıflı insan gücünün daha gelişmiş bir ülkeye göç etmesi olarak tanımlanıyor. Türkiye'deki çalışanlara baktığınızda ise bu tanım oldukça sığ kalıyor çünkü günümüzde vasıfsız insanlar bile beyin göçünü zorlar hale geldi! Yani bu kavramı araştırırken vasıflı insan gücünü değil, aksine vasıfsız insan gücünü de sorgulamak gerekiyor. Peki Türklerin ülkesinde bulamayıp yurt dışında buldukları şeyler nelerdir?

Bilimsizlik

Ülkemizde zehir gibi bilgisayar mühendisleri, yazılımcılar, elektronik mühendisleri vb meslek dallarına hakim olan insanlar var. Bazıları meraktan bazıları ise gelecek potansiyeli açısından bu meslekleri seçmiş durumlar. Asıl problem bundan sonra başlıyor. Ülkede yapılan yatırımların bir çoğu eğitim ve bu mesleklere yapılması gerekirken, sayısızca cami yaptırıp Diyanet denen kuruma çok yüksek yüksek miktarlarda ödenek sağlanıyor. Fayda açısından bakıldığında, hayatını din yoluna bağlayan insanlar istihdam sıkıntısı yaşamazken, ülkeye bilim ve teknolojiyi kazandıracak insanlar iş bulamıyor ya da komik rakamlarla köle yapılmaya çalışılıyor.

Köle Pazarı Haline Gelmiş İş Dünyası

Türkiye'de ne yazık ki (özellikle asgari ücretle çalışanlar) "insan yerine konulma" kavramı tamamen görmezden geliniyor ve kapitalizmin ortakları olan işverenler "ben her şeyi bilirim, istediğim saatte çalıştırırım, haklarını paşa gönlüm isterse veririm" tarzında ilerlemekte ve bunlara itiraz ettiğinizde "sözleşmede belirttim. İşine gelmiyorsa işten çıkabilirsin" barbarlığını göstermektedir. İş başvurusu sırasında kendilerinde bile olmayan vasıf ve özellikleri çalışandan isteyip köleliğe merhaba dedirtmeye çalışırlar. Çalışan, müşteri karşısında ne kadar haklı olursa olsun kesinlikle şirket tarafından arkasında durulmaz, aksine haklılık gözetmeksizin çeşitli yaptırımlar uygulama eğilimine girerler. Üstelik tüm bu rezilliklere rağmen televizyonlara çıkıp "deli gibi eleman arıyoruz bulamıyoruz" ya da "Türkiye'de iş var ama beğenen yok" demekten de utanmazlar.

Maaş konusu ise tamamen komedidir. Türkiye'de çalışanların yüzde 40,3'ü (bu rakam 2017'ye ait) asgari ücretle çalışıyor ve ülkemizde açlık sınırı 1714 TL ve yoksulluk sınırı 5 bin 584 TL. Başka söze gerek var mı? Sendikal haklar devlet eliyle bastırılıyor ve vasıfsız hale getiriliyor. Kısacası; "Türkiye'de dayınız yoksa kölesiniz"

Vergiler, Zamlar ve Yine Vergiler!

Türkiye'de öyle bir vergi sistemi vardır ki, verginin vergisini veren bir milletiz. Üstelik bazı vergiler var ki, az kazanandan az, çok kazanandan çok alınması gerekirken, bu bizim ülkede tam tersi olarak işliyor. Devletin vergi gelirlerine baktığımızda %70'lik bir oranla dolaylı vergileri görürüz. Yani bu demek oluyor ki aldığınız havanın haricinde her şeye vergi ödeyip o %70'lik oranı oluşturuyorsunuz. Peki kalan %30'luk kısım? İşte burası iyi bir geliri olup kazancı üzerinden vergi verenlerden oluşuyor daha doğrusu vermeyenlerden oluşuyor. Ülkede milyonluk adamların sadece %30'luk dilime girmesi zaten her şeyi açıklıyor. Ya faturalar? Örneğin elektrik faturalarında kullandığımız enerji miktarını ödemek haricinde "dağıtım bedeli, TRT payı, KDV ETV" gibi sırf para almak için çıkarılmış 3 harfliler mevcut. Yani bir elektrik faturasında ne kadar alakasız gider varsa ödüyoruz. Üstelik asıl ödememiz gereken ücretin kat kat fazlasını! Sadece elektrik mi? Dünyanın en pahalı internetini, yakıtını, teknolojisini kullanan sayılı ülkelerden biriyiz. Üretmeyip, üreten üzerinden ürün fiyatı kadar vergi alıp değerinin çok üstünde ödeme yapan bir halkız. Araba satın alımlarında ise insana kalp krizi geçirtecek bir vergileme söz konusu. İşin detayına girmeden şunu söyleyebilirim; bu vergiler arabanın gerçek fiyatı haricinde %189'a kadar gidiyor! Sırf bu bile beyin göçü için güzel sebep!

Özgürlükler

Son yıllarda artan sansür ve yasaklar artık milletin keyfini kaçırmış durumda. Günlerce çalışıp haftada bir gün izin yaparsınız ve bu izninizi Tv karşısında geçirmek isteyince tamamen bir sansür sarmalı içinde bulursunuz kendinizi. Filmlerde kesilmedik sahne kalmaz, "aman şu siyasetçi duyacak" deyip düşüncesini ifade edemeyen ya da sırf yalakalık için olmayan bir tarih ve gelecek uyduran program yapımcılarını görürsünüz. Yüzlerce kanal arasından 1 elin parmağını geçmeyecek kadar belgesel ve filme rastlarsınız. Geriye kalan ise onbinlerce TL maaş alan ve paraya doymayan siyasetçilerin, geçinemeyen halka "şükredin" demeye çalışmasıyla doludur.

İnternet mi? Yukarıda belirttiğim gibi; dünyanın en pahalı internetini kullanan ülkelerden biri olduğumuz halde, "resmiyet" kılıfı altında sansürün dibine vurmuş bir dünya sizi bekliyor. Kullananın değil de yönetimin beğenmediği ne kadar içerik varsa engellenir. "Ben bu internete hak etmediği paraları veriyorum. Kimseye zarar vermiyorum ve herhangi suç işlemiyorum. İstediğim bilgiye ulaşma özgürlüğüm var" dediğiniz an kendinizi Vpn servisleriyle baş başa bırakıyorsunuz. Ama durun 1 dakika burası Türkiye! Neden biliyor musunuz? Burada VPN servisleri bile engelleniyor!

Siyaset

Aslında yukarıdaki tüm başlıkların sebebi siyaset. Özgürlüğü elimizden alan, işsiz kalmamıza sebep olan, geçim derdi yaşatan tek başlık bu. Çeşitli medya organlarında ya da sosyal medyada "benim de fikirlerim var! Şunu şöyle düşünüyorum" dediğiniz an, yediğiniz küfrün "sen şucusun bucusun" yaftasının haddi hesabı yok. "Hayır ulan! ben kimseci değilim, bana doğru gelen bu!" deme hakkına sahip değilsiniz. Mutlaka "bir şeyci "olmak zorundasınız çünkü karşı tarafın saldıracağı bir hedef olmalı! Televizyonu açarsınız siyasetçi, dışarı çıkarsınız siyaset tartışmaları, eve gelirsiniz yine aynı... Peki para nerede? Yine siyasetçilerin cebinde... İşte Türkiye'deki siyasetin kendisi budur. Siz Tv izlediğinizi zannedersiniz fakat onlar sizi oraya çeker. Özgür olduğunuzu zannedersiniz fakat onlar ne isterse onu yaparsınız. Herhangi bir konuda 10 seçim hakkınız olsa "seçme özgürlüğüm var çünkü 10 seçenek sundular" dersiniz fakat o 10 seçeneğin hiçbiri ait değildir!

Gelelim işin özetine; "Bu sorunlar her yerde var!" palavrasını ben yememem sevgili dostlar, siz de yemeyin. Biz bugün "sol elle yemek şeytan işidir" gibi gündemlerle uğraşırken, Hindistan gibi bir ülke ayda sondaj çalışmalarına başladı. Bugün Apple denen firmanın piyasa değeri 1 trilyon dolarsa, bunu kendini özgür hisseden insanlara borçlu. Yani Türkiye gibi ülkelerden aldıkları beyin göçlerine borçlu. Kendimizi kandırmayalım,  Bugün Türkiye %63'lük rekor bir artışla beyin göçü vermiş ve artık kendimizi "biz geçmişte büyük bir imparatorluktuk" süslemeleriyle tatmin etmeyelim. Yöneticiler ve işverenler kendilerini sorgulama zahmetinde bulunur umarım, vesselam!

YORUMLAR

Ad

Araştırmalar,56,Genel,10,Kişisel,58,Sinema,79,
ltr
item
Melih Kotbaş - Web Günlüğü: Türkiye'de Önüne Geçilemeyen Konu: Beyin Göçü
Türkiye'de Önüne Geçilemeyen Konu: Beyin Göçü
Beyin göçü nedir ve beyin göçünün sebepleri nelerdir? Türkiye neden beyin göçü veriyor? Türkiyede iş dünyası ne durumda? Türkiye'de beyin göçü ne kadar? Türkiye'de özgürlük var mı?
https://i.postimg.cc/tgh3zkgQ/fft99-mf3853515.jpg
Melih Kotbaş - Web Günlüğü
https://www.melihkotbas.com/2018/11/turkiyede-onune-gecilemeyen-konu-beyin.html
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/2018/11/turkiyede-onune-gecilemeyen-konu-beyin.html
true
4640556393370585925
UTF-8
Tüm Konuları Yükle Herhangi bir konu bulunamadı. Tümünü görüntüle Devamını Oku Cevapla Cevabı İptal Et Sil Tarafından Ana Sayfa Sayfalar Konular Tümünü Görüntüle Önerilen Konular Kategori Arşiv SEARCH Kategori İstediğiniz makale bulunamadı Ana Sayfa Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Şu anda 1 Dakika Önce $$1$$ minutes ago 1 Saat Önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 Haftadan Daha Önce Takipçiler Takip Et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Kodlar Kopyalandı. Kodlar / Yazılar kopyalanamıyor / Lütfen [CTRL]+[C] (veya Mac için CMD+C) kullanın. Table of Content