$type=grid$c=3$m=0$sn=0$rm=0$h=300$tb=rainbow$show=home$hide=mobile

Nedir Bu Özgüven? Biraz Abartmıyor Muyuz?

Herkese selamlar! Geçtiğimiz günlerde eskileri yâd etmek için İstanbul turu yaptım. Yıllar önce yollarımızı birleştirdiğimiz arkadaş grubu beni yine yalnız bırakmayarak sürpriz yaptılar ve 2 gün içinde dolu dolu anlar yaşadık. Bu gezinin ayrıntılarına başka bir yazıda yer vereceğim. Asıl gelmek istediğim konu özgüven meselesi. Bu bana çok soruluyor.  "Senin şu kendinden emin oluşun ego mu yoksa özgüven mi?"

Sizleri Lise yıllarıma götürüyorum... Saçları henüz şekil almamış, gözlük nedir bilmeyen, karşı cinsle iletişim kuramayan-kursa da amacına ulaşamayan ve sürekli başkalarının fikirleriyle yaşayan bir Melih vardı. Hayatındaki tek aksiyon, tatillerde memleketi Trabzon'a gidip ticaretle uğraşan akrabalarıyla çalışıp bir şeyler öğrenmekten ibaretti. Karşısına çıkan ne kadar insan varsa, "olmazlarıyla" yok ediyordu. Sahip olduğu ve aslında sahip olmaması gerektiği tek "olmaz" kendine asla güvenmiyor oluşuydu. "Bak bu benimle konuşmadı. Kesin beni beğenmedi, kesin şöyle-böyle düşündü" gibi paranoyakça düşüncelere sahipti. Aslında bu düşünceler, çevresindeki tüm insanları tek tek yok ediyordu. Çünkü kendini tanımıyor ve değersiz hissediyordu. En önemlisi de olayın farkında değildi!

Farkında olmak nedir biliyor musunuz? Hiçbir kişisel gelişim kitabının verdiği gazın, hiçbir arkadaş tavsiyesinin ve hiçbir aile üyesinin anlatamayacağı fakat bir tek kendinizin bulabileceği o sihirli düşünce "kendini tanı" demektir aslında. Yani güçlü ve zayıf yönlerinizi tam olarak bilmek ve kendinizi bu şekilde sevmekten bahsediyorum. Mesela benim boyum Türkiye boy ortalamasına göre orta seviyede. Hani şu 1.50'lik kızların erkek kriterlerini anlatırken  "1.80 olsun benim olsun" orantısızlığına göre sistem dışında kalan bir adamım. Ama şunu biliyorum ki; yine ortalamaya göre yakışıklı ve zeki bir adamım. Ehh... Bana da bu lazım. Aslında bakarsanız özgüven peşinde olanlara da bu lazım. Biliyorum, sosyal medya ve Tv denilen multimedya odaklı sistemler, insana "Bak şu adam-kadın şöyle. Sen neden değilsin?" ya da "Bak bunlar iyi mekanlara takılıyorlar. Sen neden takılamıyorsun?" gibi bilinçaltı oyunlarıyla dolu. Ve gerçekten bunların hepsini yapmaya kalksanız dünyayı fethetmek zorunda kalırsınız. Tüm bunların üstüne bir de ilişkilere karşı inancınızı kaybettiyseniz "Kaybedenler Kulübü" başlığı altında kendinizi yok etmeye başlarsınız. Yani yeni insanlara karşı cesaretiniz kaybolur ve yeni başlangıçlar için yollar kapalıdır.

Peki özgüven nasıl kazanılır? İlk yapmanız gereken şey, bu işi abartmamak! Sanki dünyanın en zor işiymiş gibi algılayıp ulaşılmaz yollar inşa etmenize gerek yok. İnsan beyni alışık olmadığı her duruma karşı korkaktır. Bu bir savunma mekanizmasıdır ve her yabancı hadise onun için gizli bir düşmandır. Son zamanlarda sıkça duyduğum şey "biri var ve onunla konuşamıyorum. Tam konuşacağım, elim ayağım titriyor" Aslında bu olay yukarıda bahsettiğim gibi beynin yabancı olanlara karşı verdiği bir tepki. Her cümlenin başına koyduğunuz "ya istemezse? ya yanlış bir şey söylersem? ya ya ya..." gibi endişeler, sizin herhangi bir işi başarma ihtimalinizi azalmakta.
Cesaret

Gizli İksir: "En Kötüsü Ne Olabilir?"

Evet. Aslında kendinize her adımda sormanız gereken ve endişelerinizi önemli ölçüde azaltacak gizli iksir bu cümlede gizli. İnsan beyni, akıl ve bilinçaltı olarak 2'ye ayrılır. Akıl sorgular, bilinçaltı ise elinde ne varsa açığa çıkartır. Bu açığa çıkanlar ister mantıklı isterse dünyanın en saçma ruh hali olsun, sorgulamaz. Yani onu kandırmak çok kolaydır. Eğer gireceğiniz bir işte zorlu mülakat sorularından endişe ediyorsanız bu soruyu kendinize sorun. "En kötüsü ne olabilir?" Sizi işe almazlar mı?Diyelim ki almadılar. Dünyada milyonlarca iş var ve kimse bu zamana kadar "sıfır işsizlik" yaşamadı. Biriyle tanışmak mı istiyorsunuz. Hemen o soruyu sorun kendinize. En kötüsü olabilir? Reddedilirsiniz. Peki bu size kaybettirir? Aslında hiçbir şey. Bu sadece daha iyisini bulmak için bir fırsattır.

Asıl korkmanız gereken şey nedir biliyor musunuz? İyisiyle kötüsüyle dolu bir hayatta "şunu da yapabilseydim" çaresizliği yaşamak. Yani yaptıklarınızdan değil de yapamadıklarınızdan korkun değerli okurlar. Sonu ölüm olmayan her şey yeni bir başlangıçtır bu yaşamda. Ve size küçük bir sır vereyim; tüm birikimini aklına yatırmış cesaretli insanlar, tüm kusurlarına rağmen kazanır.

Hadi şimdi tekrar düşün ve anlamlı nefes almaya bak.

YORUMLAR

Ad

Araştırmalar,56,Genel,10,Kişisel,58,Sinema,78,
ltr
item
Melih Kotbaş - Web Günlüğü: Nedir Bu Özgüven? Biraz Abartmıyor Muyuz?
Nedir Bu Özgüven? Biraz Abartmıyor Muyuz?
Özgüven kazanmanın yolları nelerdir? Özgüven neden kaybedilir?, Özgüven nasıl kazanılır?, Özgüven nedir
https://1.bp.blogspot.com/-gmFP_FWTev8/WnyZA6yt2uI/AAAAAAAA5n0/xYLuWChfKQwYM0FgxRFgQaDsQU9IVZrXQCLcBGAs/s320/ozguven.jpg
https://1.bp.blogspot.com/-gmFP_FWTev8/WnyZA6yt2uI/AAAAAAAA5n0/xYLuWChfKQwYM0FgxRFgQaDsQU9IVZrXQCLcBGAs/s72-c/ozguven.jpg
Melih Kotbaş - Web Günlüğü
https://www.melihkotbas.com/2019/03/nedir-bu-ozguven-biraz-abartmyor-muyuz.html
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/
https://www.melihkotbas.com/2019/03/nedir-bu-ozguven-biraz-abartmyor-muyuz.html
true
4640556393370585925
UTF-8
Tüm Konuları Yükle Herhangi bir konu bulunamadı. Tümünü görüntüle Devamını Oku Cevapla Cevabı İptal Et Sil Tarafından Ana Sayfa Sayfalar Konular Tümünü Görüntüle Önerilen Konular Kategori Arşiv SEARCH Kategori İstediğiniz makale bulunamadı Ana Sayfa Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Şu anda 1 Dakika Önce $$1$$ minutes ago 1 Saat Önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 Haftadan Daha Önce Takipçiler Takip Et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Kodlar Kopyalandı. Kodlar / Yazılar kopyalanamıyor / Lütfen [CTRL]+[C] (veya Mac için CMD+C) kullanın.